İşletme Alıyorsunuz: Ne Satın Aldığınızı Gerçekten Biliyor musunuz?
Küçük bir kafe, orta ölçekli bir üretim tesisi ya da büyük bir perakende zinciri: Her ticari işletme devrinde hem alıcının hem de satıcının ayrıntılı hukuki hazırlık yapması zorunludur. Görünürde cazip görünen bir işletme, gizli borçlar, hukuki uyuşmazlıklar ya da çözümsüz sözleşme yükümlülükleriyle ciddi bir yük haline gelebilir.
Hukuki Due Diligence: Satın Almadan Önce Araştırın
İşletme devrinden önce gerçekleştirilecek hukuki inceleme şu alanları kapsamalıdır:
- Mevcut sözleşmeler (kira, tedarikçi, müşteri, lisans)
- Açık ya da potansiyel hukuki uyuşmazlıklar
- Vergi ve SGK borçları
- İşçilik alacakları ve çalışma izinleri
- İzin, ruhsat ve lisansların geçerliliği ve devir edilebilirliği
Borçların Devri
TTK’ya göre ticari işletme devri halinde devralanın bilinen borçlardan müteselsil sorumluluğu vardır. Bu nedenle devir sözleşmesinde hangi borçların alıcıya geçtiği, hangilerinin satıcıda kaldığı açıkça belirlenmeli ve alıcı bu riskleri fiyata yansıtmalıdır.
Çalışanların Devri
İşletme devri durumunda çalışanlar; İş Kanunu’nun iş yerinin devri hükümleri kapsamında haklarını ve kıdemlerini kaybetmeksizin devreden işverenden devralan işverene geçer. Bu geçiş zorunludur ve çalışanın onayına bağlı değildir.
Devir Sözleşmesinin Esasları
Devir sözleşmesi; satış bedeli ve ödeme takvimi, garantiler ve taahhütler, rekabet yasağı, geçiş dönemi yönetimi ve uyuşmazlık çözüm mekanizmasını kapsamalıdır.
Sonuç
Ticari işletme devri, sıradan bir alım satım işleminden çok daha karmaşık bir hukuki süreçtir. Kapsamlı due diligence ve ayrıntılı sözleşme hazırlığı; hem alıcıyı gizli risklerden hem de satıcıyı devir sonrası taleplerden korur.
Bu konuda kurumsal danışmanlık için iletişim sayfasından bize yazabilirsiniz.