İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede 'Samimiyet ve Zorunluluk' Şartı ve 3 Yıl Yeniden Kiralama Yasağı (TBK m. 350 - 355)
Davacı kiraya veren, kendisinin ve ailesinin konut ihtiyacı bulunduğunu iddia ederek Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi uyarınca kiracının tahliyesini talep etmiştir. Davalı kiracı, tahliye talebinin samimi olmadığını, asıl amacın fahiş kira artışı elde etmek olduğunu savunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; ihtiyaç iddiasının samimi, zorunlu ve devamlı olması gerektiğini; tahliye sonrasında taşınmazın TBK m. 355 gereği haklı bir neden olmaksızın 3 yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralanamayacağını, kiralandığı takdirde kiraya verenin en az 1 yıllık son kira bedeli tutarında tazminat ödemekle yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır.
Konut veya işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davalarında ihtiyaç iddiası somut belgelerle (ikametgah zorunluluğu, sağlık durumu, kendi oturduğu yerden tahliye baskısı) ispat edilmelidir. Soyut niyet beyanı tahliye için yeterli değildir. Haksız tahliye gerçekleştiren kiraya verenlere karşı kiracının 3 yıllık hak düşürücü süre içerisinde TBK m. 355 tazminat davası açma hakkı emsal niteliktedir.
"Uygulamada ev sahiplerinin rayicin altında kalan kira bedellerini artırmak amacıyla 'ihtiyaç' iddiasını paravan olarak kullandığı sıkça görülmektedir. TBK m. 350 uyarınca ihtiyacın samimi olduğunu kanıtlama yükümlülüğü tamamen ev sahibindedir. Tahliye sonrasında evin başkasına kiraya verildiği tespit edildiğinde kiracının son 1 yıllık kira bedelini tazminat olarak alma hakkı tartışmasızdır. Büromuz hem ev sahipleri için meşru ihtiyaç tahliye davalarını hem de kiracılar için haksız tahliye tazminatı takiplerini bizzat yönetmektedir."